15 Mayıs 2012 Salı
Cannes Film Festivali 2012 *
Bu yılki 65. Cannes Film Festivali'nin kapak yüzü ve festival organizasyonunun ikonu Marilyn Monroe.
"Mayıs sıkıntısı" dediğimiz o mevsimsel dönemi süpürüp atacak olan şey çok güçlü geliyor: Cannes Film Festivali. Yarışacak filmlerin yanısıra beklenen jüri de açıklandı. Geçen sene ilk gidişim olduğu için "Neredeyim? Ne yapacağız" sorularına cevap aramaktan günler keşfetmekle geçip gitmişti.. Ayrıca geçen seneki "Bir Zamanlar Analodu'da"nın ödül heyecanı ve koşuşturmasına nazaran bu sefer fazlasıyla rahat edeceğiz. ZeynoFilm ekibiyle ve orada buluşacağımız arkadaşlarımla film dolu, mükemmel günler geçirmeyi bekliyorum.
Öncelikle bu sene, bir çok açıdan daha temkinliyim.
-İlk işim kalacağımız evin yolunu öğrenmek olacak. Geçen sene gala sonrası biraz kutlamaya katılıp eve dönmek üzere yola çıktığım sırada -ev yürüme mesafesi uzaklıktaydı- bir de baktım ki Cannes sokaklarında kaybolmuşum. Babama göre; insan Cannes kadar küçük bir yerde kaybolur mu hiç? Ama oluyor işte. Tek sorun festival çadırlarıyla ödül töreninin karşısındaki çadırların tıpatıp aynı olmasıydı (öyle ama).
-Faturalı hatta geçtim. Kaybolma sırasında heyecandan ingilizcem ve fransızcam birbirine karışmıştı, in cin top oynayan sokaklarda karşılaştığım bir iki insana doğru dürüst yol bile soramamıştım. "This rue that je veux aller" gibi başarısız girişimlerden sonra birilerini arayayım, dedim. Kontörüm kalmamış. Bu sene "Cannes Film Festivali'nde ödemeli atan kız" fantazisine adımı yazdırmak istemiyorum.
-Yanıma kalın giysiler almayı unutmadım. Güneşli havaya kaptırıp gezerken Cannes'daki sinema salonlarına girdiğimiz anda kuzey rüzgarı gibi esen klimalari kim unutabilir ki? Ayrıca sabah hava sıcak dersin, akşam: "Sen de mi Brütüs!" Hayal kırıklığını aramıza sokmaya gerek yok..
-Birlikte film izleyecegim insanı iyi seçecegim. Film sırasında çok konuşmasın. Halinden memnun olsun, yeter. Henüz filmin etkisindeyken seans çıkışı duyacağınız ilk şey "üff, puff, of, ayy cok sıcak bunalıcam" olmamalı.
-Dişimi sıkıp daha az uyuyacağım. Bu kesin. Sabah seansları en boşu olduğu için erken saatte filmlere gitmek istiyorum ama aynı zamanda geceyi erken bitirmek istemiyorum. Arkadaşım Olgu Baran Kubilay; "gün içinde şehir efsanesi gibi kulaktan kulağa yayılan partiler," der.
-Açık hava sinemasına gideceğim. Geçen sene açık havada herhangi bir filme gitmedim. Bu sene hangi film olduğu önemli değil, yeter ki sahille filmi aynı karede görebileyim.
-Davetiyelere çocuğum gibi bakacağım. Çok önemli(!) bir gala gecesinde davetiyeleri ben taşımayayım diye kardeşim almıştı, korteje girdikten sonra elimizdeki davetiyelerle yaklaşık 3-4 güvenlik geçtik. Salona gireceğimiz kapıya geldiğimizde kardeşimin ceketinden nasıl olduysa o davetiyeler düşmüş. Düştüğü anda da yerden kapılmış tabi. Anlatmaya çalıştık davetiyelerimiz olmasa buraya kadar gelemezdik, diye. Ne kadar çabalasak da ikna edemedik. Neyse sonunda olan oldu. Acil durum melekleri geldi kurtardı bizi. Bir şekilde içeri girdik ama girene kadarki süreç bir ömürlük aşk acısına bedeldi.
-Jude Law'ı tekrar görme şansım olursa sadece bakmakla yetinmeyeceğim. Bir dakika. Bunu düşünmem lazım...
Jude Law kısmında takılı kaldım. O nasıl bir asalet, sanki aktör değil de prens! Neyse... Pişmanlıklarım bu kadar, gerisi festival heyecanına kalmış. Wes Anderson'un "Moonrise Kingdom" isimli filminin gösterimiyle 16 Mayıs'ta açılacak festival, Claude Miller'ın "Therese Desqueyroux" isimli filminin gösterimiyle 27 Mayıs'ta sona erecek. Bu sene çok güçlü filmler yarışıyor. Yarın yola çıkıyorum. Önümüzdeki 5 gün oradayım. Roberto Cavalli'nin yatına atlayıp derin sularda kaybolmazsam orada bulunduğum günler boyunca buraya yazacağım. Herkese güzel filmler ve eğlenceler diliyorum. Tekrar görüşmek üzere.
Yarışacak olan filmler: http://www.festival-cannes.fr/en/archives/2012/inCompetition.html
Jüri: http://www.festival-cannes.fr/en/archives/juryLongFilm+.html
Masterclass: http://www.festival-cannes.fr/en/festival/aroundTheSelection/2012/masterclass.html
Daha fazla bilgi için: http://www.festival-cannes.fr/en.html
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder