Sözcükler arttıkça kısa cümleler kurmak daha zor.
Özümüzde iki kelimeyle sığmalıydık satırlara.
Hangi sayfa arasında kaldı gerçekliğin?
Ne kadar uzağa tırmanabilir,
Daha yükseğe kaçabilirsin?
Sadece yardım istediğimde yıldızlara dikiyorum gözlerimi.
Dileğim sana değil.
Hem gökyüzünde olsan ne yazar,
Yanıbaşımdaki denize bürünemezken.
Yine de büyüyorsun giderek; aklımın içinde barınan,
Kalbime emir veren, ateşimi körükleyen,
Dünyaya gelmemiş bir bebeğin saflığında,
Sonsuz bir arayış bu.
Sen benim dileğimsin.
Oysa gördüğüm tek şey bulutlar.
Üstüne çıkıp beyazlığına uzanamam.
Uçağa binebilerim, o da yalnızca gitmek için.
Sen rüyalarda yaşamaya devam edebilirsin.
Ağızdan ağıza çoğalır, dilden dile kalabalıklaşırsın.
Çok konuşulursun ama hiç bir yerde yazmaz adın.
Öyle sığ sularda kaybolmanı istemem.
Bu yüzden diliyorum gökyüzüne;
Hep yazılarımda taşımak için,
Seni kitap ayracıma dönüştürsün diye.