2013 Yılının getirdiği yenilikleri, soğuk havaları, saat başı değişebilen ruh hallerimizi hesaba katarak sevdiğim müzikleri bir araya getirdim ve 24 saate 24 parçalık bir şarkı listesi hazırladım. Ocak ayı içinde iyi dinlemeler!
06:00 Astor Piazzolla - Café 1930
07:00 Brad Mahldau - Knives Out
08:00 Lykke Li&Kleerup - Until We Bleed
09:00 Caesars - Jerk It Out
10:00 C2C - Down the Road
11:00 The Beatles - I'm Only Sleeping
12:00 Ratatat - Loud Pipes
13:00 Flight Facilities - Crave You Feat. Giselle
14:00 The Hives - We Rule The World
15:00 Foo Fighters - The Pretender
16:00 Foster The People - Pumped Up Kicks (Chrome Canyon Remix)
17:00 The Beatles - Come Together
18:00 Dee Edwards - Why Can't There Be Love
19:00 Lindsey Stirling - Crystallize
20:00 Bajofondo - Fandango
21:00 Roisin Murphy - Primitive
22:00 Miike Snow - Pretender
23:00 Ok Go - A Million Ways
00:00 Rihanna - Diamonds
01:00 The Soho Dolls - Stripper
02:00 M83 - Midnight City
03:00 The Doors - Soul Kitchen
04:00 Lana Del Rey - Million Dollar Man
05:00 Bibo No Aozora - Endless Flight (Babel Soundtrack)
20 Ocak 2013 Pazar
18 Ocak 2013 Cuma
Bir dostum için...
Onu o kadar çok özledim ki. Tüm duygularım taşarken, ona bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim (:
Sibel ile aslında orta2'de tanıştık; konservatuvarda ben müzik, o bale bölümündeydi. Tanışmadan önce bile uzaktan severdik birbirimizi, sonraları yüz göz olunca kendi kaynaşmamıza biz bile şaşırdık ve giderek daha çok sevmeye başladık. O gün bugündür her gün artar sevgimiz..
Birbirimizden gerçek anlamda hiç bir şey saklamadığımız-saklayamadığımız, pembe yalan bile söylemediğimiz, kalbimizi açıkça ve güvenle ortaya koyduğumuz bir arkadaşlığımız var onunla. Kalbimizi ortaya koymakla birlikte, yanyanayken kendimizle ilgili hiç bilmediğimiz yönleri keşvettiğimiz bir dostluk..
Birlikte farkediyoruz, öğreniyoruz. Yaşıyoruz, yaşadıktan sonra gelip paylaşıyoruz. Bize ve hayata özel sırlarımızı gülümsemelerimizde saklıyoruz. Sözlerimizi tutacağımız günleri bekliyor, her gün yeni hayaller kuruyoruz.
3 Aydır Kuşi, Disney Live ekibi ile turne kapsamında Türkiye'yi dolaşıyor. Onu göremiyorum. Bir tek yılbaşı için İstanbul'a gelebilmişti, o gün yanındaydım. Birlikte çılgın partili, bol kahkahalı geçen yılın son günü 1 Ocak'a doğru kıkırdayarak uyuyakalmıştık. 2013 yılına uyandığımızda kafalarımız birbirine yaslanmıştı ve saçları mis gibi kokuyordu, gerçek sevgiyi bir kez daha derinden hissettim. Sonra tekrar gitti ve ben bir sonraki gelişine gün saymaya başladım. All My Loving :)
Şimdi onun yanımda olmadığı Ocak-Şubat aylarında geçtiğimiz kış her gün birlikteydik; karlarda zıplıyor, sabahlara kadar şarkılar söylüyor, soğuk gecelere inat sıcak ev günleri düzenliyorduk arkadaşlarımızla. O yüzden karın yağdığı her gün aslında içten içe yine onu arıyor ve keşke yanımda olsa, basketbol sahasına gidip kar topu savaşı yapsak diye geçiriyorum içimden ya da ısınmaya çalışsak birbirimize tutunarak..
Neyseki az kaldı, 12 Şubat'ta geliyor. Ama İstanbul'a gelişinden kısa bir süre sonra yurtdışı turnelerine gidecek ve yine uzun süre yanımda olmayacak.
Bu yüzden çok düşünüyorum birkaç gündür.
Onu öylesine olduğu gibi kabul edip koşulsuz şartsız ve gerçek anlamda çıkarsız seviyorum ki (hakiki sevgi bu olsa gerek) şu anda gözümden birkaç damla yaş aksa da Sibel için hep en iyisinin olmasını istiyorum.
Onun kalbini yanımda o kadar çok hissediyorum ki bu hissettiğimin yanında fiziksel hiç bir şeyin öneminin olmadığını anlıyorum. Hayallerimiz çok farklı ama ikimiz de aynı yere bakıyoruz. Bu dünyanın en güzel ve en zor bulunan şeyi olabilir. Çok önceden konuştuğumuz gibi; birçok şey yaşayacağız ayrı dünyalarda ama eninde sonunda dönüp birbirimizi bulacağız :)
Seni çok seviyorum Sibel Kuşi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)