20 Mart 2012 Salı

Quasi Parlando

18 seneden topladığım;
-2 adet dolu günlük
-7 adet yarım bırakılmış ajanda (içi yapılacaklar dışında bir sürü not ve kelime oyunlarıyla dolu)
-2 adet kişiye ithaf edilmiş defter
-1 adet şiir defteri
-1 adet hatıra defteri (hayatıma fidan gibi dikilip giden veya dikildiği yerde hala büyüyen sevdiklerim hakkında)
-600'e yakın günce (bilgisayarda yazılmış)
ve hayatıma hayat katan yazar ve şairlerin didiklediğim cümleleriyle dolu kağıtlar buldum.

Bazen bir yazıyı yazabilmek için öncesinde başka bir yazı yazmam gerekiyor. Yazacak olmam. Yazabilmem. Yazmış olmam. Ya da sadece yazmam. Yaşıyorum. Yazıyorum. Sonra dinlenmeleri için onları susmaya bırakıyorum. Bazen de elimden harf çıkaramayacak kadar üzgün ya da mutlu oluyorum. Öyle anlar geliyor ki hiç bir benzetme yakışmıyor hayalime. Ara sıra kelimeleri harcamaya kıyamıyorum derken aniden umut konuyor lambama, "nasıl olsa daha güzelleri var" diye avutuyorum kendimi. Yine yazıyorum.

Susuyorum.

Cümlelere güvenmediğim zaman, melodiler alıyor yerini benliğimin.
Tam aşkımı itiraf edecekken notalara, başlıyor Elif'i anlatmaya.

İşte bu yüzden Quasi Parlando dedim blog'uma...

Quasi Parlando:
Bir müzik terimi; yarı konuşur, yarı şarkı söyler gibi..

Sevgiler;

Elif Atakan

1 yorum:

  1. Yüreğine kalemine sağlık. Eminim ilerleyen zaman da paylaşacağın yazıların geride bıraktıklarını geçecektir!...

    YanıtlaSil